Recursive Örnekler

1) Klavyeden girilen sayının faktöriyeli:


using System;
using System.Collections.Generic;
using System.Linq;
using System.Text;
using System.Threading.Tasks;

namespace dort_islemm
{
    class Program
    {
        static void Main(string[] args)
        {
            Console.WriteLine("Sayi giriniz: ");
            int sayi = Convert.ToInt32(Console.ReadLine());
            islem(sayi);
            Console.WriteLine("{0}! = {1}", sayi,islem(sayi));

            Console.ReadLine();
        }

        public static int islem(int sayi)
        {
            if (sayi <= 0) return 1;
            else return sayi * (islem(sayi - 1));
        }
        
    }
}

2)  0 dan girilen sayıya kadar toplayan program: 


using System;
using System.Collections.Generic;
using System.Linq;
using System.Text;
using System.Threading.Tasks;

namespace toplama
{
    class Program
    {
        static void Main(string[] args)
        {
            Console.WriteLine("Sayi giriniz: ");
            int sayi = Convert.ToInt32(Console.ReadLine());
            Console.WriteLine("Toplam = " + topla(sayi));

            Console.ReadLine();

        }
        public static int topla(int sayi)
        {
            if (sayi==0) { return  0; }
            else
            return sayi + topla(sayi - 1);
        }
        
    }
}

3) Girilen adım numarasındaki fibonacci değerini bulma:



using System;
using System.Collections.Generic;
using System.Linq;
using System.Text;
using System.Threading.Tasks;

namespace fibonacci
{
    class Program
    {
        static void Main(string[] args)
        {
            Console.WriteLine("Adim sayisini giriniz: ");
            int adim = Convert.ToInt32(Console.ReadLine());
            Console.WriteLine(fibonacci(adim));
            Console.ReadLine(); 
        }

        public static int fibonacci (int adim)
        {
            if(adim<=2)
            {
                return 1;
            }
            else
            {
                return fibonacci(adim - 1) + fibonacci(adim - 2);
            }
        }
    }
}
 4)0 dan girilen sayıya kadar yazma:


using System;
using System.Collections.Generic;
using System.Linq;
using System.Text;
using System.Threading.Tasks;

namespace ekrana__sayi
{
    class Program
    {
        static void Main(string[] args)
        {
            Console.Write("sayi giriniz: ");
            int sayi = Convert.ToInt32(Console.ReadLine());
            yaz(sayi);
            Console.ReadLine();
        }

        static void yaz(int sayi)
        {
            if (sayi == 0) return;
            else
            {
                Console.WriteLine(sayi);
                yaz(sayi - 1);
            }
        }
    }
}

5) Bir dizinin minimum değerdeki elemanı:


    using System;
using System.Collections.Generic;
using System.Linq;
using System.Text;
using System.Threading.Tasks;

namespace dizinin_en_büyük_elemanı
{
    class Program
    {
        public static int findMinRec(int[] A, int n)
        {
            // if size = 0 means whole array  
            // has been traversed  
            if (n == 1)
                return A[0];

            return Math.Min(A[n - 1], findMinRec(A, n - 1));
        }

        static void Main(string[] args)
        {
            int[] A = { 1, 4, 45, 6, -50, 10, 2 };
            int n = A.Length;

            // Function calling  
            Console.WriteLine(findMinRec(A, n));
            Console.ReadLine();
        }
    }
}















































                               

 Tam dalga doÄŸrultucuyu anlamak için önce Yarım Dalga DoÄŸrultucuyu iyice öğrenmeniz gerekir. 


DoÄŸrultma devrelerinde diyot ve diyot grupları kullanılır. Bunun sebebi diyotların akımı tek yönde iletmeleridir. Diyotların bu çalışma prensipleri ile birçok doÄŸrultucu devresi tasarlanır. 

Tam Dalga DoÄŸrultucu

Yarım dalga doğrultucular, girişe uygulanan AC'nin sadece yarım döngüsünün geçmesine izin verir ve diğer yarım döngüyü ise bloke eder. Bu nedenle güç kaybı oluşur. Aynı zamanda yarım dalga doğrultucu devreleri verimli değildir ( %40.6 ). Daha verimli bir DC için Tam Dalga Doğrultucuları kullanırız.

Tam dalga doğrultucu, giriş Alternatif Akımının (AC) her iki yarım döngüsünü kullanan ve bunları Doğru Akıma (DC) dönüştüren bir doğrultucu devresidir.



Bir sinüs dalgasının her iki yarım döngüsünü düzeltmek için köprü doÄŸrultucu, bir "köprü" konfigürasyonunda birbirine baÄŸlanmış dört diyot kullanır. 

Aşağıdaki resim bir köprü doğrultucu devresini göstermektedir.




Tam Dalga Doğrultucu Devresinin Çalışma Mantığı

Bu doğrultucu devresinin çalışma mantığını kolayca anlamak için negatif ve pozitif yarım döngüleri incelememiz gerekir.

Pozitif yarı döngü sırasında D1 ve D2 diyotları iletime geçer, D3 ve D4 kesimde olur. Bu yük boyunca yük pozitif bir yük voltajı üretir.







Sonraki yarım döngü sırasında, kaynak voltaj polaritesi tersine döner. Yani devreye negatif yarı döngü uygulandığı zaman D3 ve D4 diyotları iletime geçer, D1 ve D2 diyotları kesimde olur. Bu aynı zamanda daha önce olduÄŸu gibi yük direnci boyunca pozitif bir voltaj üretir.  






  GiriÅŸin polaritesinden bağımsız olarak, yük voltajının aynı polariteye sahip olduÄŸunu ve yük akımının aynı yönde olduÄŸunu unutmayın.





Bu şekilde devre, AC giriş voltajını atımlı DC çıkış voltajına dönüştürür.





Kapasitör Filtreli Tam Dalga Doğrultucu

Tam dalga doÄŸrultucu çıkışında elde ettiÄŸimiz DC, titreÅŸimli DC'dir. Bu DC sabit deÄŸildir ve zamanla deÄŸiÅŸir. Bu titreÅŸimli DC elektronik cihazlara zarar verebilir. Bu nedenle filtreler kullanılarak sabit DC elde edilmeye çalışılır. Filtre, dirençler, kapasitörler ve indüktörler gibi bileÅŸenlerle oluÅŸturulabilir. AÅŸağıda bir kondansatör filtresi kullanan yarım dalga doÄŸrultucu devre ÅŸeması vardır.




 Burada yükün karşısına bir kapasitör yerleÅŸtiriyoruz. Kapasitif filtre devresinin çalışması, dalgalanmaları kısaltmak ve DC bileÅŸenini bloke etmek, böylece baÅŸka bir yoldan akması ve bu da yükün içinden geçmesidir. Yarım dalga sırasında, D1 ve D2 diyotları hareket eder. Kondansatörü anında giriÅŸ voltajının maksimum deÄŸerine ÅŸarj eder. DoÄŸrultulmuÅŸ titreÅŸimli voltaj, kondansatör voltajından daha az ve azalmaya baÅŸladığında, kondansatör deÅŸarj olmaya baÅŸlar ve yüke akım saÄŸlar. Bu deÅŸarj, kapasitörün ÅŸarj edilmesine kıyasla daha yavaÅŸtır ve tamamen deÅŸarj için yeterli zaman almaz ve ÅŸarj, düzeltilmiÅŸ voltaj dalga biçiminin bir sonraki darbesinde yeniden baÅŸlar. Yani mevcut yükün yaklaşık yarısı kondansatörde deÅŸarj olur. Negatif döngü sırasında, D3 ve D4 diyotları iletken olmaya baÅŸlar ve yukarıdaki iÅŸlem tekrar gerçekleÅŸir. Bu, akımın yük boyunca aynı yönde akmaya devam etmesine neden olur.


Düzeltici kapasitör, redresörün tam dalgalı dalgalı çıkışını daha düzgün bir DC çıkış voltajına dönüştürür.


Köprü Doğrultucu Dalgalanma Gerilimi



Tam dalgalı bir köprü doğrultucunun temel avantajları, belirli bir yük için daha küçük bir AC dalgalanma değerine ve eşdeğer bir yarım dalga doğrultucudan daha küçük bir rezervuar veya yumuşatma kapasitesine sahip olmasıdır. Bu nedenle, dalgalı voltajın temel frekansı AC besleme frekansının (100 Hz) iki katıdır, burada yarım dalga doğrultucu için tam olarak besleme frekansına (50 Hz) eşittir.

Diyotlar tarafından DC besleme voltajının üstüne bindirilen dalgalanma voltajı miktarı, köprü doğrultucusunun çıkış terminallerine çok daha gelişmiş bir π filtresi (pi filtresi) eklenerek neredeyse ortadan kaldırılabilir. Bu tür alçak geçiren filtre, genellikle aynı değere sahip iki yumuşatma kapasitöründen ve alternatif dalgalanma bileşenine yüksek empedanslı bir yol sağlamak için bunlar boyunca bir boğulma veya endüktans içerir.


Tam Dalga Sinyalinin DC DeÄŸeri

Bir köprü doğrultucu bir tam dalga çıkışı ürettiğinden, ortalama DC değerini hesaplama formülü, tam dalga doğrultucu için verilen formülle aynıdır:





Bu denklem bize tam dalga sinyalinin DC değerinin tepe değerin yaklaşık yüzde 63,6'sı olduğunu söyler. Örneğin, tam dalga sinyalinin tepe voltajı 10V ise, dc voltajı 6,36V olacaktır.

Çıkış Frekansı

Tam dalgalı doğrultucu, her negatif yarım çevrimi tersine çevirerek pozitif yarım döngü sayısını ikiye katlar. Bu nedenle, tam dalga çıkışı, girişin iki katı döngüye sahiptir. Bu nedenle, tam dalga sinyalinin frekansı giriş frekansının iki katıdır.


DoÄŸrultucu VerimliliÄŸi

Doğrultucu verimliliği, çıkış DC gücü ile giriş AC gücü arasındaki orandır. Tam dalga doğrultucunun verimliliği %81.2 'dir.

Form Faktörü

Form faktörü, RMS değeri ile ortalama değer arasındaki orandır.



Tam dalga doğrultucu için F.F = 1.11 'dir.

Tam Dalga Doğrultucuların Avantajları

  • Yüksek redresör verimliliÄŸi
  • Düşük güç kaybı
  • Düşük dalgalanmalar

Tam Dalga Doğrultucuların Dezavantajları

Köprü doğrultucunun tek dezavantajı, çıkış voltajının giriş voltajından iki diyot düşüşü (1.4V) daha az olmasıdır.


Proteus

Tam dalga doğrultucu devresinin proteus görüntüsü:





Devrenin osiloskop görüntüsü:







Proteus dosyası:



Bu link üzerinden devrenin proteus dosyasına ulaşabilirsiniz.







Kaynakça:

https://www.electrical4u.com/full-wave-rectifiers/

https://electronicscoach.com/full-wave-rectifier.html

https://www.physics-and-radio-electronics.com/electronic-devices-and-circuits/rectifier/fullwaverectifier.html

http://visionics.a.se/Full%20Wave%20Rectifier1.aspx

https://www.elprocus.com/full-wave-rectifier-circuit-working-theory/

https://www.electronics-tutorials.ws/diode/diode_6.html

https://www.circuitstoday.com/full-wave-bridge-rectifier


 Endüstri mühendisliÄŸi, geçmiÅŸ yıllarda ki adı ile “Sanayi Mühendisi” veya “Sistem Mühendisi”. Sanayi devriminin sonucu olarak dünya devletleri artık çok daha karmaşık ve güçlü bir yapı elde ettiler. Buharın gücünü kullanmayı öğrenen insanoÄŸlu kendi kapasitelerinin kati olarak yetmeyeceÄŸi iÅŸleri suyun muazzam potansiyeli ile yapmaya baÅŸladı ve üstel bir eÄŸri biçiminde ilerleyen bilimin ve teknolojinin geliÅŸimi daha da hızlandı.

     KeÅŸfettiÄŸi güç ile ilerlemesine hız katan insanoÄŸlu beraberinde kaos ve düzensizlik ile karşılaÅŸtı. Sanayi ve ekonomi birbirlerine baÄŸlı hale geldiler. OluÅŸan sistemi doÄŸru kullanan ülkeler çok ilerledi ama bunu saÄŸlayan makinelere verilen deÄŸer işçi kesimine verilmedi. İş eÄŸitimi, iÅŸin analizi, planlanması, iÅŸ bölümü oluÅŸturma, standardizasyon, seri üretimin sürekliliÄŸi ve verimliliÄŸi gibi hem iÅŸin hem de işçinin düşünüldüğü ve birbirilerine zarar vermeden uyum içinde çalışan sistemler kurulmaya baÅŸlandı.  2. Dünya savaşında temelleri iyiden iyiye oturan Endüstri MühendisliÄŸi tüm uygulamalı bilimler gibi ihtiyaçtan doÄŸdu.

     Sistem kuran, kurulan sistemin en yüksek verimlilik ile iÅŸlemesini saÄŸlayan, aldığı yetkinlikler ile ergonomik, psikolojik ve sosyolojik düzenin ince ayrıntılarını gözlemleyebilen ve denetleyebilen. Üretim, Yönetim, Finans, Pazarlama disiplinlerine hakim. Yönetim fonksiyonunun “Planlama, Örgütleme, Denetleme, Kadrolama, Yürütme” kavramlarını en iyi biçimde uygulayabilecek beceriye sahip ve en önemlisi tüm bunları “Matematiksel/Sayısal Yöntemler” kullanarak yapan disiplinler arası bir Mühendislik dalıdır Endüstri MühendisliÄŸi.


Endüstri Mühendisleri için aşkta bile verimlilik arıyor diyorlar. Aşkı maksimize edip, hüznü minimize ediyoruz:)

— Endüstri Mühendisi (@Endustri_M)



Kimler Tercih Etmeli ?

     Gözlem yapmak ve yaratıcı olmak esastır bunun yanında kesinlikle Matematikle içli dışlı olmayı seven, görülmeyeni görebilen yani farklı bakış açılarından bakarak oluÅŸabilecek her türlü durumu analiz edebilecek ve bunu yaparken gerekli olacak olan “iletiÅŸim becerileri” yüksek, analitik düşünebilen. GeçmiÅŸi anlayacak, bugünü yönetecek ve geleceÄŸi planlayabilecek yani öncülük edebilecek kiÅŸiler bu bölümü rahatlıkla düşünebilirler.



Ne iş Yaparız ?

    Disiplinler arası bir uygulamalı bilim dalı olduÄŸu için ve kazandığı donanımlar sayesinde aklınıza gelebilecek pek çok sektörde/alanda endüstri mühendisine rastlayabilirsiniz. Günümüz iÅŸ hayatında stokastik süreçlerin yönetimi ve denetimi büyüyen/geliÅŸen teknoloji ve iÅŸ gücü ile daha karmaşık hale gelmiÅŸtir. Bankacılık, saÄŸlık, ağır sanayi, yazılım/programlama, tekstil, gıda, tarım, enerji ve en önemlileri “Seri üretim” ve “Hizmet” bulunan sektörlerde Planlama, çizelgeleme, kalite kontrol, insan kaynakları, finans, lojistik, eÄŸitim, depo yönetimi gibi alanlarda faaliyet gösteririz.




Hangi Dersler Verilir ?

     Okuldan okula deÄŸiÅŸmekle birlikte içerik olarak ve kazanım olarak ülkemiz de çok büyük farklılıklar yoktur. 3. Ve 4. Sınıfta seçilebilecek dersler ile, ilgilenmek istediÄŸimiz alana daha fazla yoÄŸunlaşırız.

Temel bölüm dersleri:

  • Lineer Cebir ve Yüksek Matematik

  • Maliyet Muhasebesi

  • Olasılık

  • İstatistik

  • İş Etüdü

  • Elektrik ve Elektronik GiriÅŸ

  • Nümerik Analiz

  • Sistem Analizi ve Modelleme

  • Yöneylem AraÅŸtırması-I

  • Yöneylem AraÅŸtırması-II

  • Üretim Planlama ve Kontrol-I

  • Üretim Planlama ve Kontrol-II

  • Yönetim Bilgi Sistemleri

  • Benzetim

  • Malzeme

  • Kalite Kontrol

  • İmal Usulleri

  • Tesis Planlama

  • Üretim Sistemleri

  • Mühendislik Ekonomisi

  • Ekonomi

Bunların yanında verilen seçmeli dersler okuldan okula küçük farklılıklar gösterebilir:

  • İletiÅŸim
  • İnsan Kaynakları Yönetimi
  • Dağıtım ve Pazarlama
  • Proje Yönetimi
  • İşletme Yönetimi
  • Veri Yapıları
  • Programlama Dilleri
  • İstatistiksel Veri Analizi
  • Yapılabilirlik Analizi
  • Geri Dönüşüm Yönetimi
  • Benzetim Dilleri
  • Performans Yönetimi
  • Karar Destek Sistemleri
  • Yapay Zeka ve Uzman Sistemler
  • Çizelgeleme
  • Üretim-Dağıtım Sistemleri Planlaması
  • Bakım Planlaması
  • Stok Yönetimi
  • Deney Tasarımı
  • İstatistiksel Proses Kontrol
  • Kalite Güvence Sistemleri
  • İş ve Ücret Sistemleri
  • Oyun Teorisi
  • Esnek İmalat Sistemleri
  • Enerji Sistemleri Planlaması
  • Bilgisayar Destekli Üretim
  • Bulanık Küme Teorisi
  • Hizmet Sistemleri
  • Tahmin Metodları
  • Sistem GüvenilirliÄŸi
  • Karar Analizi
  • Stokastik Süreçlerin Uygulamaları
  • Tedarik Zinciri Yönetimi
Benzer pek çok ders ve içerik bu bölümü tercih ettiğiniz zaman karşınıza çıkacaktır.

Bölüm ne gibi zorluklar içeriyor ?

     Her iÅŸte olduÄŸu gibi bu alan da kendi içerisinde zorluklara sahip. En baÅŸta matematik sevmiyorsanız bırakın Endüstri MühendisliÄŸini diÄŸer disiplinler de size uygun olmayacaktır. Neredeyse her bölümden dersler alarak kimin ne yaptığı hakkında genel bilgimiz bulunur lakin diÄŸer bölümlerdeki gibi tek bir teknik alanda uzmanlaÅŸmamız mühendislik dalları arasında en komplike olanıdır. Çünkü iÅŸletmelerde teknik hesaplamaların yanında bizi en çok uÄŸraÅŸtıran “İnsan” faktörü olmaktadır. DiÄŸer bir zorluk az önce bahsettiÄŸim gibi tüm disiplinlerden bilgi toplamak farklı bir zorluk olarak karşımıza çıkacaktır.

İş ve Staj İmkanları nasıl ?

     GeliÅŸen günümüz teknolojisi ile iÅŸletmeler artık Endüstri Mühendisi bulundurmayı bir zorunluluk olarak görmektedir. Kendi hedeflediÄŸiniz alanda aklınıza gelebilecek tüm sektörler de iÅŸ imkanı en geniÅŸ bölümlerden birisidir. Staj olanakları ise yine hedefiniz olan alan ve bu alanda faaliyet gösteren bir iÅŸletme olacaktır lakin iÅŸletmeler genel baza bakıldığında derslerinde baÅŸarılı olarak not ortalaması yüksek adaylara öncelik vermektedir.

Endüstri Mühendisliğinin Geleceği

     Yapılan araÅŸtırmalar ve toplanan veriler ışığında gelecekte en çok aranan özellikler listesine bakıldığında ve kas gücünün yerini yavaÅŸ yavaÅŸ robotik üretime bırakması ile bazı iÅŸ kolları tehlikeye girmeye baÅŸladı. Bölümde alacağımız yetkinlikler sayesinde, yapılan ve yayınlanan araÅŸtırmaları incelediÄŸimizde bu bölümün gelecekte daha fazla deÄŸerlendiÄŸi görülmektedir.



DoÄŸrultucu Nedir ?


Doğrultucu, Alternatif Akımı ( AC ) Doğru Akıma ( DC ) dönüştüren basit bir diyot veya diyot grubundan oluşur.

Bir diyotun, bir yönde elektrik akımına izin verdiÄŸi  ve baÅŸka bir yönde elektrik akımına izin vermediÄŸini biliyoruz. Bu prensibi çeÅŸitli doÄŸrultucular elde etmek için kullanıyoruz.

Yarım Dalga Doğrultucu


Yarım dalga doğrultucu, girişine uygulanan bir AC voltaj dalga biçiminin yalnızca yarım döngüsünün geçmesine izin vererek diğer yarım döngüsünü bloke eden bir tür doğrultucu'dur. Yarım dalga doğrultucular, AC voltajı DC voltaja dönüştürmek için kullanılır.


Yani, diyotun devreye baÄŸlanış yönüne göre uygulanan AC sinyalin pozitif veya negatif yarı döngüsünün geçmesine izin verilir. Pozitif döngünün geçmesine izin verilirse negatif döngü engellenir, negatif döngünün geçmesine izin verilirse pozitif döngü engellenir. Bu nedenle giriÅŸ sinyalinin yarı döngüsü boÅŸa harcanır. 


Yarım Dalga Doğrultucunun Çalışması


Doğrultucu çeşitlerinin en basit şeklidir. Yarım dalga doğrultucu oluşturmak için sadece tek bir diyot kullanılır. Devrede bir direnç ( yük ) , diyot, AC kaynak ve kullanılıyorsa bir trafo vardır.


 Pozitif yarı döngü sırasındaki diyot, iletime geçer ve akımı RL'ye ( yük direnci ) iletir. Yük boyunca, pozitif döngünün giriÅŸ AC sinyaliyle aynı olan bir voltaj oluÅŸur.



Alternatif olarak, negatif yarı döngü sırasında diyot, iletime geçmez ve gelen akımı iletmez. Yük boyunca sadece AC giriÅŸ voltajı görünür ve pozitif yarı döngü sırasında mümkün olan net sonuçtur. 


Yarım dalgalı doğrultucu da, diyot negatif yarı çevrimler sırasında değil, pozitif yarı çevrimler sırasında iletir. Bu nedenle yarım dalga doğrultucu negatif yarı döngüleri keser.




Not: Bu başlık altında anlatılanlar pozitif yarım dalga doğrultucu devresidir.

Ripple Faktörü ( Dalgalanma Faktörü )

Yarım dalga doÄŸrultucu tarafından üretilen bir DoÄŸru Akım ( DC ) saf bir DC deÄŸildir, titreÅŸimli bir DC'dir. TitreÅŸimli DC sinyal çıkışında dalgalanmalar oluÅŸur. Çıkış DC sinyalindeki bu dalgalanmalar, kapasitörler ve indüktörler gibi filtreler kullanılarak azaltılabilir. 

Çıkış DC sinyalinde ne kadar dalgalanma olduÄŸunu bulmak için  Î³ (dalgalanma faktörü ) kullanılır. Dalgalanma faktörü ( Î³ ) bize çıkış DC sinyalinde bulunan dalgalanma miktarını söyler. Dalgalanma faktörü ( Î³ ) ne kadar düşük bir deÄŸere sahip ise çıkış DC sinyali de o kadar düzgün olur.

Aşağıdaki formül ile hesaplanır.


Yarım dalga doÄŸrultucu için Î³ = 1.21 deÄŸerine sahiptir. 


Çıkışta DC voltajla birlikte bulunan istenmeyen dalgalanma DC büyüklüğün %121 'i kadardır. 


Yarım Dalga Sinyalinin DC Değeri


Yarım dalga sinyalinin DC değeri, ortalama değer ile aynıdır.



Sinyalin bir döngü boyunca ortalama değeri aşağıdaki formül ile hesaplanır:


Bu denklem bize yarım dalga sinyalinin DC değerinin tepe değerinin yaklaşık %31.8'i olduğunu söyler. Örneğin, yarım dalga sinyalinin tepe voltajı 10V ise, DC voltajı 3.18V olacaktır.


DoÄŸrultucu VerimliliÄŸi

DoÄŸrultucu verimliliÄŸi, DC çıkış gücünün giriÅŸ AC gücüne oranı olarak tanımlanır. Yarım dalga doÄŸrultucunun maksimum verimliliÄŸi %40.6 'dır. 


Form Faktörü

RMS değeri ile ortalama değer arasındaki orandır.


Yarım dalga doğrultucu için F.F = 1.57 'dir.



Yarım Dalga Doğrultucuların Avantajları ve Dezavantajları

Avantajları:

Sadece ucuz, basit ve yapımının kolay olamasıdır. Devre tasarımındaki yalınlık nedeniyle basit. 


Dezavantajları:

  1.  Yükteki çıkış akımı, DC bileÅŸenine ek olarak, giriÅŸ voltajı frekansına eÅŸit temel frekansta AC bileÅŸen içerir. Dalgalanma faktörü yüksektir ve bu nedenle, sabit DC çıkışı saÄŸlamak için ayrıntılı bir filtreleme gerekir. 
  2. Düşük çıkış voltajı üretir. Bu nedenle verimde azdır. 
  3. Güç kaybı.


Yarım Dalga Doğrultucunun Filtrelenmiş Çıkışı

 Yarım dalga doÄŸrultucunun çıkışında titreÅŸimdi DC elde edilir. Bu DC sabit deÄŸildir ve zamanla deÄŸiÅŸir. Bu zamanla deÄŸiÅŸen DC herhangi bir elektronik elektronik cihaza verildiÄŸinde, cihaz düzgün çalışmayabilir ve zarar görebilir. Bu nedenle zamanla deÄŸiÅŸmeyen bir DC 'ye ihtiyacımız vardır. Sabit bir DC elde etmek için fitre adı verilen çözümler kullanılır. Enerjik DC, esas olarak hem AC hem de DC bileÅŸenden oluÅŸur. Yani burada filtre, çıkıştaki AC bileÅŸenleri çıkartmak veya azaltmak için kullanılır. Filtre, dirençler, kapasitörler ve indüktörler gibi bileÅŸenlerle oluÅŸturulabilir. AÅŸağıda bir kondansatör filtresi kullanan yarım dalga doÄŸrultucu devre ÅŸeması vardır.





Pozitif yarı döngü boyunca devreye AC voltajı uygulandığında, diyot iletime geçer.  Kapasitörün, DC bileÅŸenlerine yüksek dirençli yol ve AC bileÅŸenlere düşük dirençli yol verdiÄŸini biliyoruz. Akım akışı her zaman düşük dirençli bir yoldan beslemeyi seçer. Dolayısıyla, akım akışı filtreyi aldığında, AC bileÅŸenleri düşük dirençle karşılaşır ve DC bileÅŸenler, kapasitörden yüksek bir dirençle karşılaşır. DC bileÅŸenleri yük direncinden geçer (düşük direnç yolu).




İletim süresi boyunca, kondansatör gerilim beslemesinin en yüksek değerine yüklenir. Kondansatörün iki plakası arasındaki voltaj, voltaj beslemesine eşdeğer olduğundan, o zaman tamamen dolu olduğu söylenir. Şarj edildiğinde, redresöre doğru i/p AC beslemesi negatif yarı döngüyü elde edene kadar kaynağı tutar.

Doğrultucu, negatif yarı döngüye ulaştığında, diyot ters taraflı hale gelir ve içinden akımın akışına izin vermeyi durdurur. Bu süre boyunca, besleme gerilimi düşüktür, daha sonra bir kapasitörün gerilimi. Böylece kapasitör depolanan tüm akımı RL üzerinden serbest bırakır. Bu, o / p yük voltajının sıfıra düşmesini durdurur.

Kapasitörün şarj edilmesi ve boşaltılması, esas olarak giriş voltajı beslemesinin kapasitör voltajından daha az veya daha büyük olmasına bağlıdır. Doğrultucu pozitif yarı döngüye ulaştığında, diyot ileri doğru eğimli hale gelir ve akım akışının kapasitör şarjını tekrar yapmasına izin verir. Büyük bir deşarjdan geçen kapasitör filtresi, son derece düzgün bir DC voltajı oluşturacaktır. Bu nedenle, bu filtre ile düzgün bir DC gerilimi elde edilebilir.



Proteus

Yarım dalga doğrultucu devresinin proteus devre şeması ve osiloskop görüntüsü verilmiştir.




Prorteus dosyası:

https://drive.google.com/drive/folders/1SFS1qzzTwEYi6t96XvMGsjAmLPmnu7ao?usp=sharing

Bu link üzerinden devrenin proteus dosyasına ulaşabilirsiniz.



Youtube'deki videomuzu izleyerek de devrenin proteusdaki kurulumunu öğrenebilirsiniz.




Kaynakça:


https://www.electrical4u.com/half-wave-rectifiers/#:~:text=A%20half%20wave%20rectifier%20is,a%20single%20diode%20to%20construct.

https://www.physics-and-radio-electronics.com/electronic-devices-and-circuits/rectifier/halfwaverectifier.html

https://riverglennapts.com/tr/rectifier/741-half-wave-rectifiers.html

https://www.elprocus.com/half-wave-rectifier-circuit-working-principle-and-characteristics-2/

https://lastminuteengineers.com/the-half-wave-rectifier/

https://brainly.in/question/1772079

https://www.circuitstoday.com/half-wave-rectifiers#:~:text=The%20advantage%20of%20a%20half,straight%20forwardness%20in%20circuit%20design.

https://electric-shocks.com/half-wave-rectifier-with-capacitor-in-filter-and-ripple-factor-calculation/

https://www.elprocus.com/half-wave-and-full-wave-rectifier-with-capacitor-filter/

https://www.watelectronics.com/capacitor-filter-using-half-wave-rectifier-and-full-wave-rectifier/

https://www.circuitstoday.com/half-wave-rectifiers#:~:text=The%20advantage%20of%20a%20half,straight%20forwardness%20in%20circuit%20design.











Transistörün Tarihçesi:

Transistörün icadından önce Termiyonik Triyot (Elektron Lambaları) 1907 yılında icat edildi ve telefon, radyo gibi araçların icadında önemli bir göreve sahipti. Fakat bu lambalar çabuk kırılabiliyorlar, devrede fazla yer kaplıyorlar, ısınıp çalışmaları için belli bir zamanın geçmesi gerekiyordu, fazla elektrik tüketiyorlardı ve daha çok maliyete sahiptiler.

Transistörün icadı 1947 yılında Bell araÅŸtırma laboratuvarında, William Shockley baÅŸkanlığında John Bardeen ve Walter Brattain ile oluÅŸturulan ekip tarafından gerçekleÅŸtirilmiÅŸtir. 



1939 yılında Bell Laboratuvarındaki araştırmacılar yarı iletken bir yükselteci yapmak için çalışmalar yapmış fakat başarısızlıkla sonuçlanan denemeler ve 2. Dünya Savaşı 'nın da araya girmesi ile çalışmalar kesintiye uğramıştır. 1947 yılında ise Walter Braittain bu kez John Bardeen ile sürdürdüğü çalışmalarında nokta kontaklı olan ilk germanyum transistörü icat etmişlerdir.
 17 Haziran 1948 'de, William Shockley de jonksiyon tipindeki transistör için 26 Haziran 1948 'de patent baÅŸvurularını yapmıştırlar.
Bu ekip yarı iletkenler üzerinde yaptıkları çalışmalar ve transistörün icadı ile 1956 yılında Nobel Fizik Ödülü 'nü almışlardır.


Transistör Nedir ?

Transistör küçük elektrik akımlarını yükseltmek veya anahtarla yapmak amacıyla kullandığımız yarı iletken bir devre elemanıdır. Yapı olarak yan yana birleÅŸtirilmiÅŸ PN diyotları 'nın birleÅŸtirilmesi ile oluÅŸur. Transistör kelimesi transfer ve rezistans kelimelerinin birleÅŸimi ile türetilmiÅŸtir.

3 kutuplu devre elemanları olan transistörlerin kutupları; Emiter (E), Beyz (B) ve Kollektör (C) olarak adlandırılır. Emiter ( yayıcı ); akım taşıyıcılarının harekete baÅŸladığı bölge, Beyz ( taban ); transistörün çalışmasını etkileyen bölge, Kollektör (  toplayıcı ); akım taşıyıcılarının toplandığı bölgedir. 



Transistörün Çalışma Mantığı:


Beyz, Emiter ve Kollektör birbirleri ile alakalı olup, Beyz akım şiddetine göre Kollektör ve Emiter akımı ayarlanır. Bu yapılan ayar akımı , kazanç faktörüne göre değişmektedir.

 - Beyz ve Emiter kutbu doÄŸru yönde, Beyz ve Kollektör kutbu ters yönde polarlanmalıdır.
- Beyz akımı olmadan Emiter ve Kollektör kutuplarından akım geçmez.
-Silisyum ile yapılan transistörlerin çalışması için 0.7 V eşik gerilimi, germanyum ile yapılan transistörler de ise 0.3 V eşik gerilimine ihtiyaç bulunmaktadır.

Aktif Bölge:
Transistörün normal baÄŸladığımız zaman, NPN bir transistörün kollektörü pozitif, emitörü kollektörüne göre negatif ve beyzi emitörüne göre pozitif olduÄŸu zamandır.  

Doyum Bölgesi:

Emiter ve kollektör voltajlarının birbirine çok yakın olduğu zaman transistör bu bölgede çalışır. Ic akımı max. değere ulaşmıştır, Vce voltajı çok küçüktür.

Kesim Bölgesi:

Beyz ve emitör arası ters polarlandığında veya beyz ve emitör arası voltaj transistörün Vbe açma voltajına eÅŸit ya da küçük olduÄŸu zaman transistör bu bölgede çalışır. Vce = Vcc dir. 


NPN Transistör:

Bu transistör yapısında iki tane N tipi yarı iletken madde arasına ince bir katman halinde yerleÅŸtirilmiÅŸ P tipi yarı iletken beyz maddesinden oluÅŸmaktadır. Beyz tabakası elektron geçiÅŸini kontrol etmekle görev yapmaktadır. 

PNP Transistör:

İki tane P tipi yarı iletken madde arasında ince bir katman halinde yerleştirilmiş olan N tipi yarı iletken beyz maddesinden oluşmaktadır.













NPN ve PNP transistörleri temelde aynı iÅŸi yapsalar da, devreye baÄŸlanış ÅŸekilleri ve kutuplanmaları için gereken gerilimler terstir. 

Transistör Nerelerde Kullanılır ?

Yaygın uygulamaları analog ve dijital anahtarlar, güç regülatörleri, sinyal yükselticileri ve ekipman kontrol cihazlarından oluşur. Transistörler aynı zamanda elektronik devrelerin ve veri elektroniğinin yapı birimleridir. Tekrar tekrar tekrar çalışan mikroişlemciler her çipte bir milyardan fazla transistörden oluşur. Bilgisayarlardan, ayarlayıcılara ve uçaklara kadar yaklaşık her yerde karşımıza çıkarlar.








Kaynakça:




                   

COUT KOMUTU:

Standart çıktı nesnesi olan cout , <iostream> kütüphanesinde bir veri yolu nesnesi olarak tanımlanmaktadır. Buradaki veri yolu, çıktı ekranı ile program arasında bir yol olarak düşünebiliriz.

<< operatörü ise veri yolu ekleme operatörü olarak adlandırılır. Bu operatörün sağ tarafındaki yazılar ekrana doğrudan yansıtılır.

Örnek Kod 1:



Ekran Çıktısı:



Bu programı satır satır incelersek;

 #include <iostream>  
Yukarıdaki komutlar girdi/çıktı komutlarını içeren hazır kütüphanelere eriÅŸimi saÄŸlar.  <iostream> kütüphanesinde bulunan fonksiyonlar kullanılarak kullanıcıdan veri okunabilir ve sonuçlar ekrana yazdırılabilir.

using namespace std; 
Yukarıdaki komut, programa dahil edilen kütüphaneleri ayırt etmekte kullanılır.

int main(){
..
}        
Yukarıdaki satırlar main()'in bir fonksiyon olduğunu ve int tamsayı tipinde bir değer döndürdüğünü gösterir. Her fonksiyonun başı ve sonu { } ayraçları ile belirtilir.

Programın 6. satırında ekrana çıktı vermek için aşağıdaki komut kullanılmıştır.

cout<<"Hello World";

Bu komut çalıştığında ekrana tırnak içinde yer alan cümleyi yazar.


7. satırda yer alan return komutu ise, main() fonksiyonunun çalışmasını sonlandırır.

return 0;

Bu komut, main() fonksiyonunu bitirir ve programın başarılı bir şekilde bittiğini gösteren 0 değerini işletim sistemine döndürür. ANSI/ISO C++ standartlarına göre bu kodu yazmamız şart değil. Ancak bazı derleyiciler hala istemektedir.



CİN KOMUTU:

Standart girdi nesnesi olan cin, cout gibi <iostream> kütüphanesinde bir veri yolu nesnesi olarak tanımlanmıştır. cin'den sonra yazdığımız >> operatörü ise veri yolu elde etme operatörü olarak adlandırılır. Bu operatörün sağ tarafına yazılan değişken veya değişkenlerin içine, kullanıcı tarafından girilen veriler okunur.


Örnek Kod 2:



Ekran Çıktısı:



Bu programda verileri bellekte tutmak, saklanan verileri işlemlerde kullanmak için bellek hücreleri kullanılır. Bu bellek hücrelerinde saklanan veriler değişebileceği için bellek hücrelerine değişken denir.

Yukarıdaki programda kullanılan tek değişken olan sayi, 6. satırda tanımlanmıştır. Bu komut ile sayi adındaki değişkeni int ( tam sayı ) olarak tanımlıyoruz.
int sayi;

endl; 
Programda bir alt satıra geçmek için kullanılır.


Kullanıcıdan veri almak için <iostream> kütüphanesinde tanımlı olan cin komutu 8. satırda kullanılmıştır.
cin>>sayi;

Bu komut sayi değişkenine kullanıcı tarafından girilen tam sayı değeri atar.

cout<<"Girdiginiz sayi: "<<sayi;
Ekrana tırnak içindekileri yazıyoruz ve bitimine ise girilen değeri yazıyoruz.


Örnek Kod 3:


Ekran Çıktısı:




Bu programda ise;
Kullanıcıdan aldığımız 3 sayının toplamını ekrana yazdırmak için 3 tane int tipinde a, b, c deÄŸiÅŸken tanımlıyoruz. Kullanıcıdan aldığımız  verileri bu deÄŸiÅŸkenlere sırası ile atıyoruz. 

cout<<"toplamlari:"<<a+b+c<<endl;
Yukarıdaki komutta tırnak içindeki yazı ekrana yazılır ve devamına ise << operatöründen sonra gelen toplama işlemi devam eder. Ekrana kullanıcıdan alınan sayıların toplamı yazılır.


Örnek Kod 4:



Ekran Çıktısı:




Çıkarma iÅŸleminde toplama iÅŸleminde olduÄŸu gibi iÅŸlemler yapılır. 


Örnek Kod 5:


Ekran Çıktısı:


Şimdi çarpma işlemini bakalım.





Örnek Kod 6:

Ekran Çıktısı:


Bu programda ise iki sayının ortalaması alınmaktadır.

Diğer kodlarımızda olduğu gibi öncelikle değişkenlerin hangi veri tipinde olduğunu belirliyoruz.
Daha sonra kullanıcıdan sayıları isteyip atama işlemlerini yapıyoruz.
En son ortalamalarını cout komutuyla yazdırıp ,ortalamayı sayıların toplamının toplanan sayı kadar sayıya bölümünün sonucu olarak atıyoruz. Yani bu kodumuz da  x ve y nin toplamının ikiye bölünmesini ortalama olarak atıyoruz.Bunu da cout la ortalamaları yazdırdıktan sonra (x+y)/2 iÅŸlemini yazarak bu iÅŸlemin sonucunu ortalama olarak atamış oluyoruz.





Kaynaklar:





  • C++ İLE PROGRAMLAMA( Palme Yayıncılık - DEITEL)
  • C++ Dersi: Nesne Tabanlı Programlama
  • http://www.cplusplus.com/doc/tutorial/basic_io/
  • http://biliminrengi.blogspot.com/2014/03/c-cout-ve-cin-kullanm.html
  • https://www.geeksforgeeks.org/basic-input-output-c/





  •