DoÄŸrultucu Nedir ?


Doğrultucu, Alternatif Akımı ( AC ) Doğru Akıma ( DC ) dönüştüren basit bir diyot veya diyot grubundan oluşur.

Bir diyotun, bir yönde elektrik akımına izin verdiÄŸi  ve baÅŸka bir yönde elektrik akımına izin vermediÄŸini biliyoruz. Bu prensibi çeÅŸitli doÄŸrultucular elde etmek için kullanıyoruz.

Yarım Dalga Doğrultucu


Yarım dalga doğrultucu, girişine uygulanan bir AC voltaj dalga biçiminin yalnızca yarım döngüsünün geçmesine izin vererek diğer yarım döngüsünü bloke eden bir tür doğrultucu'dur. Yarım dalga doğrultucular, AC voltajı DC voltaja dönüştürmek için kullanılır.


Yani, diyotun devreye baÄŸlanış yönüne göre uygulanan AC sinyalin pozitif veya negatif yarı döngüsünün geçmesine izin verilir. Pozitif döngünün geçmesine izin verilirse negatif döngü engellenir, negatif döngünün geçmesine izin verilirse pozitif döngü engellenir. Bu nedenle giriÅŸ sinyalinin yarı döngüsü boÅŸa harcanır. 


Yarım Dalga Doğrultucunun Çalışması


Doğrultucu çeşitlerinin en basit şeklidir. Yarım dalga doğrultucu oluşturmak için sadece tek bir diyot kullanılır. Devrede bir direnç ( yük ) , diyot, AC kaynak ve kullanılıyorsa bir trafo vardır.


 Pozitif yarı döngü sırasındaki diyot, iletime geçer ve akımı RL'ye ( yük direnci ) iletir. Yük boyunca, pozitif döngünün giriÅŸ AC sinyaliyle aynı olan bir voltaj oluÅŸur.



Alternatif olarak, negatif yarı döngü sırasında diyot, iletime geçmez ve gelen akımı iletmez. Yük boyunca sadece AC giriÅŸ voltajı görünür ve pozitif yarı döngü sırasında mümkün olan net sonuçtur. 


Yarım dalgalı doğrultucu da, diyot negatif yarı çevrimler sırasında değil, pozitif yarı çevrimler sırasında iletir. Bu nedenle yarım dalga doğrultucu negatif yarı döngüleri keser.




Not: Bu başlık altında anlatılanlar pozitif yarım dalga doğrultucu devresidir.

Ripple Faktörü ( Dalgalanma Faktörü )

Yarım dalga doÄŸrultucu tarafından üretilen bir DoÄŸru Akım ( DC ) saf bir DC deÄŸildir, titreÅŸimli bir DC'dir. TitreÅŸimli DC sinyal çıkışında dalgalanmalar oluÅŸur. Çıkış DC sinyalindeki bu dalgalanmalar, kapasitörler ve indüktörler gibi filtreler kullanılarak azaltılabilir. 

Çıkış DC sinyalinde ne kadar dalgalanma olduÄŸunu bulmak için  Î³ (dalgalanma faktörü ) kullanılır. Dalgalanma faktörü ( Î³ ) bize çıkış DC sinyalinde bulunan dalgalanma miktarını söyler. Dalgalanma faktörü ( Î³ ) ne kadar düşük bir deÄŸere sahip ise çıkış DC sinyali de o kadar düzgün olur.

Aşağıdaki formül ile hesaplanır.


Yarım dalga doÄŸrultucu için Î³ = 1.21 deÄŸerine sahiptir. 


Çıkışta DC voltajla birlikte bulunan istenmeyen dalgalanma DC büyüklüğün %121 'i kadardır. 


Yarım Dalga Sinyalinin DC Değeri


Yarım dalga sinyalinin DC değeri, ortalama değer ile aynıdır.



Sinyalin bir döngü boyunca ortalama değeri aşağıdaki formül ile hesaplanır:


Bu denklem bize yarım dalga sinyalinin DC değerinin tepe değerinin yaklaşık %31.8'i olduğunu söyler. Örneğin, yarım dalga sinyalinin tepe voltajı 10V ise, DC voltajı 3.18V olacaktır.


DoÄŸrultucu VerimliliÄŸi

DoÄŸrultucu verimliliÄŸi, DC çıkış gücünün giriÅŸ AC gücüne oranı olarak tanımlanır. Yarım dalga doÄŸrultucunun maksimum verimliliÄŸi %40.6 'dır. 


Form Faktörü

RMS değeri ile ortalama değer arasındaki orandır.


Yarım dalga doğrultucu için F.F = 1.57 'dir.



Yarım Dalga Doğrultucuların Avantajları ve Dezavantajları

Avantajları:

Sadece ucuz, basit ve yapımının kolay olamasıdır. Devre tasarımındaki yalınlık nedeniyle basit. 


Dezavantajları:

  1.  Yükteki çıkış akımı, DC bileÅŸenine ek olarak, giriÅŸ voltajı frekansına eÅŸit temel frekansta AC bileÅŸen içerir. Dalgalanma faktörü yüksektir ve bu nedenle, sabit DC çıkışı saÄŸlamak için ayrıntılı bir filtreleme gerekir. 
  2. Düşük çıkış voltajı üretir. Bu nedenle verimde azdır. 
  3. Güç kaybı.


Yarım Dalga Doğrultucunun Filtrelenmiş Çıkışı

 Yarım dalga doÄŸrultucunun çıkışında titreÅŸimdi DC elde edilir. Bu DC sabit deÄŸildir ve zamanla deÄŸiÅŸir. Bu zamanla deÄŸiÅŸen DC herhangi bir elektronik elektronik cihaza verildiÄŸinde, cihaz düzgün çalışmayabilir ve zarar görebilir. Bu nedenle zamanla deÄŸiÅŸmeyen bir DC 'ye ihtiyacımız vardır. Sabit bir DC elde etmek için fitre adı verilen çözümler kullanılır. Enerjik DC, esas olarak hem AC hem de DC bileÅŸenden oluÅŸur. Yani burada filtre, çıkıştaki AC bileÅŸenleri çıkartmak veya azaltmak için kullanılır. Filtre, dirençler, kapasitörler ve indüktörler gibi bileÅŸenlerle oluÅŸturulabilir. AÅŸağıda bir kondansatör filtresi kullanan yarım dalga doÄŸrultucu devre ÅŸeması vardır.





Pozitif yarı döngü boyunca devreye AC voltajı uygulandığında, diyot iletime geçer.  Kapasitörün, DC bileÅŸenlerine yüksek dirençli yol ve AC bileÅŸenlere düşük dirençli yol verdiÄŸini biliyoruz. Akım akışı her zaman düşük dirençli bir yoldan beslemeyi seçer. Dolayısıyla, akım akışı filtreyi aldığında, AC bileÅŸenleri düşük dirençle karşılaşır ve DC bileÅŸenler, kapasitörden yüksek bir dirençle karşılaşır. DC bileÅŸenleri yük direncinden geçer (düşük direnç yolu).




İletim süresi boyunca, kondansatör gerilim beslemesinin en yüksek değerine yüklenir. Kondansatörün iki plakası arasındaki voltaj, voltaj beslemesine eşdeğer olduğundan, o zaman tamamen dolu olduğu söylenir. Şarj edildiğinde, redresöre doğru i/p AC beslemesi negatif yarı döngüyü elde edene kadar kaynağı tutar.

Doğrultucu, negatif yarı döngüye ulaştığında, diyot ters taraflı hale gelir ve içinden akımın akışına izin vermeyi durdurur. Bu süre boyunca, besleme gerilimi düşüktür, daha sonra bir kapasitörün gerilimi. Böylece kapasitör depolanan tüm akımı RL üzerinden serbest bırakır. Bu, o / p yük voltajının sıfıra düşmesini durdurur.

Kapasitörün şarj edilmesi ve boşaltılması, esas olarak giriş voltajı beslemesinin kapasitör voltajından daha az veya daha büyük olmasına bağlıdır. Doğrultucu pozitif yarı döngüye ulaştığında, diyot ileri doğru eğimli hale gelir ve akım akışının kapasitör şarjını tekrar yapmasına izin verir. Büyük bir deşarjdan geçen kapasitör filtresi, son derece düzgün bir DC voltajı oluşturacaktır. Bu nedenle, bu filtre ile düzgün bir DC gerilimi elde edilebilir.



Proteus

Yarım dalga doğrultucu devresinin proteus devre şeması ve osiloskop görüntüsü verilmiştir.




Prorteus dosyası:

https://drive.google.com/drive/folders/1SFS1qzzTwEYi6t96XvMGsjAmLPmnu7ao?usp=sharing

Bu link üzerinden devrenin proteus dosyasına ulaşabilirsiniz.



Youtube'deki videomuzu izleyerek de devrenin proteusdaki kurulumunu öğrenebilirsiniz.




Kaynakça:


https://www.electrical4u.com/half-wave-rectifiers/#:~:text=A%20half%20wave%20rectifier%20is,a%20single%20diode%20to%20construct.

https://www.physics-and-radio-electronics.com/electronic-devices-and-circuits/rectifier/halfwaverectifier.html

https://riverglennapts.com/tr/rectifier/741-half-wave-rectifiers.html

https://www.elprocus.com/half-wave-rectifier-circuit-working-principle-and-characteristics-2/

https://lastminuteengineers.com/the-half-wave-rectifier/

https://brainly.in/question/1772079

https://www.circuitstoday.com/half-wave-rectifiers#:~:text=The%20advantage%20of%20a%20half,straight%20forwardness%20in%20circuit%20design.

https://electric-shocks.com/half-wave-rectifier-with-capacitor-in-filter-and-ripple-factor-calculation/

https://www.elprocus.com/half-wave-and-full-wave-rectifier-with-capacitor-filter/

https://www.watelectronics.com/capacitor-filter-using-half-wave-rectifier-and-full-wave-rectifier/

https://www.circuitstoday.com/half-wave-rectifiers#:~:text=The%20advantage%20of%20a%20half,straight%20forwardness%20in%20circuit%20design.











Transistörün Tarihçesi:

Transistörün icadından önce Termiyonik Triyot (Elektron Lambaları) 1907 yılında icat edildi ve telefon, radyo gibi araçların icadında önemli bir göreve sahipti. Fakat bu lambalar çabuk kırılabiliyorlar, devrede fazla yer kaplıyorlar, ısınıp çalışmaları için belli bir zamanın geçmesi gerekiyordu, fazla elektrik tüketiyorlardı ve daha çok maliyete sahiptiler.

Transistörün icadı 1947 yılında Bell araÅŸtırma laboratuvarında, William Shockley baÅŸkanlığında John Bardeen ve Walter Brattain ile oluÅŸturulan ekip tarafından gerçekleÅŸtirilmiÅŸtir. 



1939 yılında Bell Laboratuvarındaki araştırmacılar yarı iletken bir yükselteci yapmak için çalışmalar yapmış fakat başarısızlıkla sonuçlanan denemeler ve 2. Dünya Savaşı 'nın da araya girmesi ile çalışmalar kesintiye uğramıştır. 1947 yılında ise Walter Braittain bu kez John Bardeen ile sürdürdüğü çalışmalarında nokta kontaklı olan ilk germanyum transistörü icat etmişlerdir.
 17 Haziran 1948 'de, William Shockley de jonksiyon tipindeki transistör için 26 Haziran 1948 'de patent baÅŸvurularını yapmıştırlar.
Bu ekip yarı iletkenler üzerinde yaptıkları çalışmalar ve transistörün icadı ile 1956 yılında Nobel Fizik Ödülü 'nü almışlardır.


Transistör Nedir ?

Transistör küçük elektrik akımlarını yükseltmek veya anahtarla yapmak amacıyla kullandığımız yarı iletken bir devre elemanıdır. Yapı olarak yan yana birleÅŸtirilmiÅŸ PN diyotları 'nın birleÅŸtirilmesi ile oluÅŸur. Transistör kelimesi transfer ve rezistans kelimelerinin birleÅŸimi ile türetilmiÅŸtir.

3 kutuplu devre elemanları olan transistörlerin kutupları; Emiter (E), Beyz (B) ve Kollektör (C) olarak adlandırılır. Emiter ( yayıcı ); akım taşıyıcılarının harekete baÅŸladığı bölge, Beyz ( taban ); transistörün çalışmasını etkileyen bölge, Kollektör (  toplayıcı ); akım taşıyıcılarının toplandığı bölgedir. 



Transistörün Çalışma Mantığı:


Beyz, Emiter ve Kollektör birbirleri ile alakalı olup, Beyz akım şiddetine göre Kollektör ve Emiter akımı ayarlanır. Bu yapılan ayar akımı , kazanç faktörüne göre değişmektedir.

 - Beyz ve Emiter kutbu doÄŸru yönde, Beyz ve Kollektör kutbu ters yönde polarlanmalıdır.
- Beyz akımı olmadan Emiter ve Kollektör kutuplarından akım geçmez.
-Silisyum ile yapılan transistörlerin çalışması için 0.7 V eşik gerilimi, germanyum ile yapılan transistörler de ise 0.3 V eşik gerilimine ihtiyaç bulunmaktadır.

Aktif Bölge:
Transistörün normal baÄŸladığımız zaman, NPN bir transistörün kollektörü pozitif, emitörü kollektörüne göre negatif ve beyzi emitörüne göre pozitif olduÄŸu zamandır.  

Doyum Bölgesi:

Emiter ve kollektör voltajlarının birbirine çok yakın olduğu zaman transistör bu bölgede çalışır. Ic akımı max. değere ulaşmıştır, Vce voltajı çok küçüktür.

Kesim Bölgesi:

Beyz ve emitör arası ters polarlandığında veya beyz ve emitör arası voltaj transistörün Vbe açma voltajına eÅŸit ya da küçük olduÄŸu zaman transistör bu bölgede çalışır. Vce = Vcc dir. 


NPN Transistör:

Bu transistör yapısında iki tane N tipi yarı iletken madde arasına ince bir katman halinde yerleÅŸtirilmiÅŸ P tipi yarı iletken beyz maddesinden oluÅŸmaktadır. Beyz tabakası elektron geçiÅŸini kontrol etmekle görev yapmaktadır. 

PNP Transistör:

İki tane P tipi yarı iletken madde arasında ince bir katman halinde yerleştirilmiş olan N tipi yarı iletken beyz maddesinden oluşmaktadır.













NPN ve PNP transistörleri temelde aynı iÅŸi yapsalar da, devreye baÄŸlanış ÅŸekilleri ve kutuplanmaları için gereken gerilimler terstir. 

Transistör Nerelerde Kullanılır ?

Yaygın uygulamaları analog ve dijital anahtarlar, güç regülatörleri, sinyal yükselticileri ve ekipman kontrol cihazlarından oluşur. Transistörler aynı zamanda elektronik devrelerin ve veri elektroniğinin yapı birimleridir. Tekrar tekrar tekrar çalışan mikroişlemciler her çipte bir milyardan fazla transistörden oluşur. Bilgisayarlardan, ayarlayıcılara ve uçaklara kadar yaklaşık her yerde karşımıza çıkarlar.








Kaynakça:




                   

COUT KOMUTU:

Standart çıktı nesnesi olan cout , <iostream> kütüphanesinde bir veri yolu nesnesi olarak tanımlanmaktadır. Buradaki veri yolu, çıktı ekranı ile program arasında bir yol olarak düşünebiliriz.

<< operatörü ise veri yolu ekleme operatörü olarak adlandırılır. Bu operatörün sağ tarafındaki yazılar ekrana doğrudan yansıtılır.

Örnek Kod 1:



Ekran Çıktısı:



Bu programı satır satır incelersek;

 #include <iostream>  
Yukarıdaki komutlar girdi/çıktı komutlarını içeren hazır kütüphanelere eriÅŸimi saÄŸlar.  <iostream> kütüphanesinde bulunan fonksiyonlar kullanılarak kullanıcıdan veri okunabilir ve sonuçlar ekrana yazdırılabilir.

using namespace std; 
Yukarıdaki komut, programa dahil edilen kütüphaneleri ayırt etmekte kullanılır.

int main(){
..
}        
Yukarıdaki satırlar main()'in bir fonksiyon olduğunu ve int tamsayı tipinde bir değer döndürdüğünü gösterir. Her fonksiyonun başı ve sonu { } ayraçları ile belirtilir.

Programın 6. satırında ekrana çıktı vermek için aşağıdaki komut kullanılmıştır.

cout<<"Hello World";

Bu komut çalıştığında ekrana tırnak içinde yer alan cümleyi yazar.


7. satırda yer alan return komutu ise, main() fonksiyonunun çalışmasını sonlandırır.

return 0;

Bu komut, main() fonksiyonunu bitirir ve programın başarılı bir şekilde bittiğini gösteren 0 değerini işletim sistemine döndürür. ANSI/ISO C++ standartlarına göre bu kodu yazmamız şart değil. Ancak bazı derleyiciler hala istemektedir.



CİN KOMUTU:

Standart girdi nesnesi olan cin, cout gibi <iostream> kütüphanesinde bir veri yolu nesnesi olarak tanımlanmıştır. cin'den sonra yazdığımız >> operatörü ise veri yolu elde etme operatörü olarak adlandırılır. Bu operatörün sağ tarafına yazılan değişken veya değişkenlerin içine, kullanıcı tarafından girilen veriler okunur.


Örnek Kod 2:



Ekran Çıktısı:



Bu programda verileri bellekte tutmak, saklanan verileri işlemlerde kullanmak için bellek hücreleri kullanılır. Bu bellek hücrelerinde saklanan veriler değişebileceği için bellek hücrelerine değişken denir.

Yukarıdaki programda kullanılan tek değişken olan sayi, 6. satırda tanımlanmıştır. Bu komut ile sayi adındaki değişkeni int ( tam sayı ) olarak tanımlıyoruz.
int sayi;

endl; 
Programda bir alt satıra geçmek için kullanılır.


Kullanıcıdan veri almak için <iostream> kütüphanesinde tanımlı olan cin komutu 8. satırda kullanılmıştır.
cin>>sayi;

Bu komut sayi değişkenine kullanıcı tarafından girilen tam sayı değeri atar.

cout<<"Girdiginiz sayi: "<<sayi;
Ekrana tırnak içindekileri yazıyoruz ve bitimine ise girilen değeri yazıyoruz.


Örnek Kod 3:


Ekran Çıktısı:




Bu programda ise;
Kullanıcıdan aldığımız 3 sayının toplamını ekrana yazdırmak için 3 tane int tipinde a, b, c deÄŸiÅŸken tanımlıyoruz. Kullanıcıdan aldığımız  verileri bu deÄŸiÅŸkenlere sırası ile atıyoruz. 

cout<<"toplamlari:"<<a+b+c<<endl;
Yukarıdaki komutta tırnak içindeki yazı ekrana yazılır ve devamına ise << operatöründen sonra gelen toplama işlemi devam eder. Ekrana kullanıcıdan alınan sayıların toplamı yazılır.


Örnek Kod 4:



Ekran Çıktısı:




Çıkarma iÅŸleminde toplama iÅŸleminde olduÄŸu gibi iÅŸlemler yapılır. 


Örnek Kod 5:


Ekran Çıktısı:


Şimdi çarpma işlemini bakalım.





Örnek Kod 6:

Ekran Çıktısı:


Bu programda ise iki sayının ortalaması alınmaktadır.

Diğer kodlarımızda olduğu gibi öncelikle değişkenlerin hangi veri tipinde olduğunu belirliyoruz.
Daha sonra kullanıcıdan sayıları isteyip atama işlemlerini yapıyoruz.
En son ortalamalarını cout komutuyla yazdırıp ,ortalamayı sayıların toplamının toplanan sayı kadar sayıya bölümünün sonucu olarak atıyoruz. Yani bu kodumuz da  x ve y nin toplamının ikiye bölünmesini ortalama olarak atıyoruz.Bunu da cout la ortalamaları yazdırdıktan sonra (x+y)/2 iÅŸlemini yazarak bu iÅŸlemin sonucunu ortalama olarak atamış oluyoruz.





Kaynaklar:





  • C++ İLE PROGRAMLAMA( Palme Yayıncılık - DEITEL)
  • C++ Dersi: Nesne Tabanlı Programlama
  • http://www.cplusplus.com/doc/tutorial/basic_io/
  • http://biliminrengi.blogspot.com/2014/03/c-cout-ve-cin-kullanm.html
  • https://www.geeksforgeeks.org/basic-input-output-c/





  •    





     

    1978 yılında Bell Laboratuvarlarında Bjarne Stroustroup tarafından geliştirilmeye başlayan C++ dili C dilline nesne eklenmesi sonucu oluşturulmuştur. Başlangıçta "C with Classes" olarak adlandırılan dil, 1980'li yılların başında C++ olarak isimlendirilmiştir. C++, C diline çeki düzen veren çeşitli özellikler barındırmaktadır. Ama bunlardan en önemlisi nesneye dayalı programlama özelliğine sahip olmasıdır.



    NESNEYE YÖNELİK PROGRAMLAMA NEDİR :

    Nesneye Yönelik Programlamada, programlama ortamındaki her şey bir nesne olarak kabul edilmektedir, nesnelerin özellikleri değiştirilerek onlara yeni biçimler verilmektedir. Ayrıca her nesnenin duyarlı olduğu olaylar mevcuttur. Her nesne üzerinde uygulanabilecek farklı metotlar oluşturulmuştur.

      Yapısal Programlamada ağırlık programlama komutlarında iken, Nesneye Yönelik Programlamada yazılımcının ortamdaki nesneler, özellikleri, hassas oldukları olaylar ve nesnelere uygulanabilecek metotlar hakkında da detaylı bilgi sahibi olması gerekir.

     

    SINIF:

    Çözülmesi gereken problemin içeriğine göre yeni bir veri tipi ve bu veri tepi ile yapılacak işlemleri tanımlamamıza olanak sağlar. oluşturulan her nesnenin durum özellikleri veri üyesi, davranış özellikleri ise üye fonksiyonlarla tanımlanır. Böylece veri tipinin özellikleri ve işlevleri tek bir birimde kapsanmış veya sarmalanmış olur.



    NESNE:

    Nesneler sınıflar tarafından üretilirler ve bellekte yer belirtirler. Aynı sınıf içerisinde üretilen nesnelerin özellikleri benzer olduÄŸu gibi farklılıklarda gösterebilir. Sınıflarda olduÄŸu gibi nesneler için de daha ayrıntılı bilgi nesneye yönelik programlamaya giriÅŸ yaparken verilecektir. 





    **İlk Program : Bir Satır Metni Yazmak


    Ekran Çıktısı:



    Yazdığımız kodu inceleyelim : 

    • // ile baÅŸlayan satırlar yorum satırıdır. Programınızı dökümante etmek ve diÄŸer insanların kodunuzu anlaması için yorum satırları eklersiniz. Program çalışırken bilgisayar yorum satırları ile ilgili iÅŸlem yapmaz.
    •  #include<iostream>  C++ ön iÅŸlemcisine mesaj olan bir ön iÅŸlem komuttur. # ile baÅŸlayan satırlar program derlenme'den önce ön iÅŸlemci tarafından iÅŸleme alınır. Bu satır, girdi/çıktı baÅŸlık dosyası olan <iostream> içeriÄŸinin programa dahil edilmesini ön iÅŸlemciye bildirir. 
    • std::cout<<"Welcome to C++!";  ise çift tırnak içerisindeki karakterlerin yazılması iÅŸleminin gerçekleÅŸtirilmesini bilgisayara bildirir. Çift tırnak içerisindeki karakterler ve tırnak iÅŸaretleri karakter dizini ya da  katar olarak adlandırılır. 
    • Kısaca cout : cout<<"Ekrana yazılması istenen bilgi";

    Programın karmaşıklığını gidermek için ;




    Ekran çıktısı:




    İlk uygulamada yapılan çıktı ile aynı çıktıyı verir.


    SOYUTLAMA:

    Soyutlama bir sınıfa detayların tanımlanmadan yapması gereken işlemleri tanımlamaya denir. Programın karışıklığını azaltmaya yardımcı olur.

    NEDEN NESNE YÖNELİMLİ PROGRAMLAMA ?

    Nesneye yönelik programlamanın bize birçok avantajı vardır. En önemli avantajı ise programın karmaşıklığını azaltarak programcının işini kolaylaştırmasıdır.Oluşturulan sınıflarla bir kodun defalarca kez yazılmasına gerek kalmadığı için zamandan da tasarruf etmeyi sağlar. Kapsülleme sayesinde değişkenleri erişime kapatıp güvenliği de sağlayarak daha sonradan çıkacak hataları önler. Ayrıca fonksiyon ve operatör yüklemesi de mümkün.



    KAYNAKÇA:







      



     


      BGG Dersi Vize AraÅŸtırma Ödevi


















           MikroiÅŸlemciler Laboratuvar 16 Soruluk Ödev ve İlk 3 Deneyin Raporu



    Diyot, Fransızca kökenli bir teknik kelimedir. Translate deki çevirideki anlamı; akım doğrultucu olarak kullanılan iki elektrotlu lamba.

    Teknik olarak Diyot ise ;

     Elektrik akımının yalnız tek bir yönde geçiÅŸine izin veren, yarı iletken malzemelerden yapılmış iki uçlu bir devre elemanıdır.




     Diyot'un anot ve katot olmak üzere iki bacağı vardır. Diyotlar üstlerinden geçen akımları anottan kotota doÄŸru geçirmektedirler. Yani tek yönde akımı iletmektedirler. Bundan dolayı diyotlar genellikle doÄŸrultucu devrelerinde kullanılır. Bazen devrenin  giriÅŸine baÄŸlanırlar; devre elemanını yüksek akımdan korumak amacı ile yerleÅŸtirilirler.  

    Diyotların Yapısı:

    Diyotlar p ve n tipi yarı iletken malzemenin bir araya getirilmesi ile oluÅŸurlar.  Yarı iletken malzemeler normal durumda elektrik akımını iletmez. Kullanılmakta olan yarı iletken malzemelere doping iÅŸlemi uygulanır. Bu ÅŸekilde p tipi maddelerde pozitif yüklü delikler, n tipi maddelerde ise negatif yüklü elektronlar  daha fazla sayıda bulunurlar. Bu iki yarı iletken maddeyi bir araya getirdiÄŸimizde aÅŸağıdaki gibi bir yapı oluÅŸur.

    Diyotların Polarlanması:

    DoÄŸru Polarlama:

    Diyot'un anot ucuna güç kaynağının pozitif gerilim uygulanması ve diyot'un katot ucuna negatif gerilim uygulandığı durumdur. Yani p tipi yarı iletken malzemedeki pozitif yüklerin, n tipi malzemede bulunan negatif yüklere doÄŸru  hareket etmesidir. 

    Negatif Polarlama:

    Diyot'un anot ucuna güç kaynağının negatif gerilim uygulanması ve diyot'un katot ucuna pozitif gerilim uygulandığı durumdur. Yani doÄŸru polarlamadaki güç kaynağının devreye ters baÄŸlanması durumudur. Bu durumda diyot üzerinde herhangi bir yük akımı gerçekleÅŸmez. 



    Ters polarlama                   DoÄŸru Polarlama




    Diyotların polarlanması yukarıdaki ÅŸekildeki gibi örnek ile açıklayabiliriz. Ters polarlamada devrede bulunan lamba yanmaz. Çünkü devrede elektrik akımı yoktur. DoÄŸru polarlamada ise diyot üzerinden elektrik akımı geçmektedir. Bundan dolayı devredeki lamba yanar. 



    Diyotların Karakteristik Eğrileri:

    Diyot'un uçlarına uygulanan gerilim ile diyot üzerinden geçen akımla arasındaki ilişkiyi gösteren eğrilerdir. Uygulanan ters ve doğru polarlamada diyot ikisine de farklı tepkiler vermektedir.



    İleri kutuplama bölgesinde diyot'un akım geçirebilmesi için Vf "eÅŸik deÄŸeri"'ni geçmesi gerekmektedir. Ters kutuplama bölgesinde diyot Vbr gerilimine kadar akım geçirmez. Bu deÄŸer aşıldığında diyot kırılma bölgesinde çalışır ve bu bölgede diyot'un üzerinden ters yönde akım geçmeye baÅŸlar. 

    Silisyum diyot'un eÅŸik volt deÄŸeri = 0.7V
    Germanyum diyot'un eÅŸik volt deÄŸeri = 0.3V 

    Diyot'un Kullanım Alanları:

    1) DoÄŸrultucu Devreleri :

    a) Yarım Dalga Doğrultucu Devreleri:

    Devrenin giriÅŸine uygulanan AC gerilimi DC gerilime çevirme iÅŸleminde kullanılır. Bu devrede çıkış sinyali tam düzgün deÄŸildir. 


    Devrenin çıkışındaki dalgalar şekildeki gibi olur. AC gerilimde bulunan negatif yündeki dalgaları geçirmez. Sadece pozitif kısımdaki dalgaların geçişine olanak sağlar.

    Daha fazla bilgi için yazımızı inceleyebilirsiniz: 


    b)Tam Dalga Doğrultucu Devreleri (Köprü Diyot):

     
    Bu devrede dört tane doÄŸrultma diyot kullanılır. AC yi en güzel ÅŸekilde DC'ye çevirebilen devredir. AC dalganın pozitif kısmında iki adet diyot iletimde, dalganın negatif kısmında diÄŸer iki adet diyot iletime geçer. Bu ÅŸekilde AC gerilimin hem negatif hem de pozitif dalgalarında faydalanmış oluruz.  

    Yukarıdaki ÅŸekilde devrenin giriÅŸinde uygulanan AC sinyalin, köprü diyot kullanılan bir devreden geçirilmesi ile oluÅŸan çıkış sinyali  gösterilmektedir.

    Daha fazla bilgi için yazımızı inceleyebilirsiniz: 

    2) Diyotlar bazı devrelerde kullanılan devre elemanlarını yüksek akım ve gerilime karşı korumak içinde kullanılmaktadır.

    Diyot ÇeÅŸitleri: 

    1) LED
    2) Zener Diyot
    3) Schottky Diyot
    4) Lazer Diyot
    5) Foto Diyot
    6) Kristal Diyot
    7) Tünel Diyot
    8) Varaktör Diyot
    9) Mikrodalga Diyot
    10) Gunn Diyot
    11) IMPATT Diyot
    12) Pin Diyot
    13) Köprü Diyot
    14) Silikon Diyot (örn. 1N4001 ve 1N4007)
    15) Germanyum Diyot
    16) Vidalı Diyot
    17) Tekli Diyot
    18) Boncuk Diyot
    19) Dual Diyot





    Kaynakar: